Dolar neden yükselmişti ve neden düşüyor?

Dolar/TL de uzun süredir devam eden yükseliş 19 Ekim haftası Merkez Bankası faiz kararı ile hızlanıp 8,50 seviyelerine kadar yükseldikten sonra, son hafta yaşanan gelişmeler ile sert düşerek 7,64 seviyelerine kadar geri çekildi. Gelin hep beraber bunun nedenlerine ve olası sonuçlarına bakalım. 19 Ekim haftası Merkez Bankası toplantısında piyasa beklentisi olan 200 baz puanlık faiz artımına karşılık Merkez Bankası politika faizinde değişikliğe gitmeyerek faizi sabit bıraktı. Ancak Merkez Bankası piyasayı piyasa fonlaması politika faizi üzerinden değil geç likidite üzerinden yapmakta idi. Görünürdeki faiz 10,25 olmasına rağmen Merkez Bankası piyasayı yüzde 13-14 gibi faizlerden fonlamaya başlamıştı. Bu da piyasada şeffaflıktan ve anlaşılırlıktan uzak bir para politikasına sebep olmakta idi. Bütün bunların ışığında kurda birkaç hafta boyunca yeni rekorlar ile hızlı bir şekilde 8,50 seviyelerine kadar gelmiştik.

Şimdi akıllara gelen diğer soruya yönelelim. Son hafta ne oldu da kur 8,50 seviyelerinden 7,60’lı seviyelere kadar geri çekildi? Aslında bunun birden fazla sebebi olduğunu söyleyebiliriz. Kronolojik olarak ilerleyecek olursak, ilk olarak cumartesi günü yapılan ani bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile TCMB başkanı Murat Uysal yerine eski ekonomi bakanı Naci Ağbal atanmıştı. Pazar günü ise piyasalarda asıl etkiyi yaratan ekonomi ve maliye bakanı Berat Albayrak’ın istifası oldu. Bu haber akışlarının etkisi ile dolar/TL 8,30’lu rakamlara kadar geri çekildi ve devamında Merkez Bankasından gelen açıklamalar ile haftanın ilk işlem gününde yüzde 5 düşerek 8,04’ten günü kapatmıştı. Daha sonradan ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomiye dair yaptığı açıklamalar ve uzun vadedeki hedefler ile oluşan beklentiler ile haftayı 7,64 seviyelerinden kapattık. Bu süreçte oluşan en büyük beklenti ise ekonomi yönetiminin sürdürebilir, şeffaf ve hesap verebilirlik ilkelerine yaklaşması idi.

                Peki bundan sonra ne olacak? İlk olarak 19 Kasım günü Merkez Bankasından faiz kararını almış olacağız ve piyasada para politikasında bir sadeleşmeye giderek politika faizini fonlama faizine kadar çekmesi beklenmekte. Böyle bir adımda oluşan piyasada oluşan şeffaflaşma adımlarının karşılanmış olması açısından olumlu bir adım olmuş olur. Ancak uzun vadede kurda istikrar sağlanabilmesi açsından yapılan açıklamaların sahada yansımalarını görmek zorundayız. Bu durumu biraz daha açıklamak gerekirse; Laf ile peynir gemisi bir yere kadar yürür. Söylenilen ya da yapılan açıklamaların sahada fiili olarak bir karşılığını piyasa eninde sonunda isteyecektir. O yüzden uzun vadede ekonomi politikalarının piyasa dostu sürdürülebilir, büyüme değil kalkınma odaklı olması gerekmektedir.